Harriet Ann Jacobs - Bitmeyen Esaret

By | 09:22 Leave a Comment
Pinuccia'nın Bahar Okuma Şenliği 2014, Kategori 10Kendisi doğmadan en az 100 yıl önce yazılmış bir kitap okuyanlara (En az 200 sayfa).

Harriet Ann Jacobs - Bitmeyen Esaret










Ayağa kalkın ey rahat rahat uyuyan kadınlar! Duyun sesimi ey umursamaz kızlar!"Aslında kölelik hala bitmedi, tüm vahşiliği ve gaddarlığıyla devam ediyor.Hangimiz gerçekten özgürüz, hangimiz gerçekten köleyiz?Sadece derimizin rengi mi belirler kaderimizi?Afrika'dan Amerika'ya getirilen ve köle olarak çalıştırılan siyahların öyküsünün küçük bir kısmıdır bu kitap. Gerçek bir hayat hikayesidir. Kırbaçlamalar, köpeklerin önüne atılıp parçalanmalar, yapılan akıl almaz işkenceler, tacizler ve tecavüzler…Yazar Harriet Ann Jacobs'un bir köle olarak yaşadıklarını anlattığı bu çarpıcı roman, sizleri bir kez daha bu dünyanın en acımasız sistemi olan "Kölelik" ve kendi hayatlarımız hakkında düşünmeye itiyor.

Sayfa Sayısı: 282

Basım Yılı: 2014




Yazar Hakkında Kısa Bilgi:





Harriet Ann Jacobs (February 11, 1813 – March 7, 1897):  Afro-Amerikalı, kölelikten kaçmış ve kölelik karşıtı bir reformist olan yazdığı eser ile ünlenmiş yazarın Incidents in the Life of a Slave Girl adlı romanı Türkçemize Tutku Yayınevi sayesinde kazandırılmıştır. Orijinal basım tarihi 1861 olan kitap Linda Brent adı altında memoir yani anı-günlük tarzda yazılmıştır. Yazar 1813 yılında Kuzey Carolina'da bir köle olarak doğmuştur ve  "sahibi" olan Doktor James Norcom tarafından cinsel tacize uğramıştır. Jacobs bundan kurtulmak için Samuel Tredwell Sawyer adında bir avukat ile ilişki kurmuş, ondan çocuk sahibi olmuş ve kendisi ile çocuklarını satın alıp özgür bırakacağını ummuş ancak Doktor onu satmayarak buna izin vermemiştir. Jacobs da özgürlüğü için kaçarak yıllar boyunca kaçak olarak daracık bir yerde yaşamını sürdürmüştür.


Bu da Doktor'un Jacobs kaçtıktan sonra verdiği bir ilanmış:




ABD'de Kölelik:


.... 700'de Virginia'da 16.000 kadar köle kullanılırken, 1770'lerde bu sayı 187.000'e kadar yükseliyordu. Yine Güney Carolina'da kurulan tarım çiftliklerinde 1775'de 100.000 kişilik tarım nüfusunun sadece 25.000'i beyazdı. Ama bu çiftliklerin denetimi ve buralardan elde edilen gelirler beyazlarındı. Beyaz efendilerin çıkarlarını korumak ve siyahların efendilerine karşı herhangi bir girişimlerini önlemek için çeşitli önlemler alınıyor ve siyahların işledikleri "suçlar" en ağır yöntemlerle cezalandırılıyordu. Bu koşullarda oluşturulan tarım çiftliklerinde ve işletmelerinde çok sayıda kölenin beyazlar tarafından çalıştırılmasının bir sonucu olarak beyazların zenginlikleri hızla arttı.
Ancak gerek Avrupa'da, gerek Amerika'da kapitalist üretim ilişkilerinin güçlenmesiyle birlikte köleliğe karşı tepkiler de yükselmeye başladı. 19. yüzyılda İngiltere ve ABD'de köle ticaretine karşı dernekler kuruldu. 1804'te Maryland'ın kuzeyindeki eyaletler köleliğin kaldırılmasına karar verdi. 1807-08 yıllarında İngiltere ile ABD'de köle ticareti yasaklandı. 1833'te İngiliz sömürgelerinde kölelik kaldırıldı; 1846'da ABD'nin özgürlük yanlısı eyaletlerinde hiç köle kalmamıştı.
Kölelik Batı Hint Adaları'nda 1848'de kaldırıldıktan sonra Portekiz, Hollanda ve İspanya'ya bağlı topraklarda da yasaklandı. Ne var ki, ABD'nin güney eyaletleri bu akımın dışında kaldı. Buradaki büyük pamuk plantasyonları için kölelerin yaşamsal bir önemi vardı. Güneydeki kölelik sorunuyla öncelikle kuzey eyaletleri ilgilendi. Amerika Kölelikle Mücadele Derneği gibi dernekler birçok kentte şubeler açarak örgütlendiler. Köleliğe karşı olanlara özellikle güneyde tepki duyuluyordu. Georgia'da kölelik karşıtı düşünceleri savunmak ölümle cezalandırılabilecek bir suç sayıldı. Kuzeye gitmek isteyen kaçak köleler Yeraltı Demiryolu Örgütü'nün yardımıyla yolculuk ediyor, gündüzleri ise köleliğe karşı olan insanların evlerinde ya da ahırlarında saklanıyordu.
19 Haziran 1862'de kölelik ABD genelinde yasaklandı. Ancak güneydeki eyaletler bu yasağa uymayı reddettiler. Kuzey ve güney eyaletleri arasında özellikle kölelik konusundaki ayrılık, sonunda Amerikan İç Savaşı'na yol açtı. Savaş, 1865'te kuzeyin zaferi ile sonuçlanınca, yapılan anayasa değişikliği ile ABD'de de kölelik tümden kaldırıldı. Ancak siyahlara yönelik ayrımcılık uzun bir süre tüm şiddetiyle devam etti...."


Nat Turner Olayı (kitapta birkaç defa adı geçtiği için kısa bir araştırma yaptım); Virginia'da 1831 yılında meydana gelen bir köle ayaklanması imiş. Nat Turner adlı köle tarafından başlatılmış ve 55 ila 65 civarı kölenin öldürülmesi ile sonuçlanan büyük çaplı bir olaymış. 
Detay için: http://en.wikipedia.org/wiki/Nat_Turner's_slave_rebellion



Kitap Yorumu:


Kitap bir anı-günlük niteliğinde ve kahramanı Linda Brent'in (aslında H. A. Jacobs'un) kölelikten kurtulma serüvenini başarılı bir şekilde yansıtıyor. Edebi bir değeri belki olmayabilir ancak dönemi anlatması ve çekilen acıları göstermesi bakımından oldukça güçlü bulduğum bir yazın eseri idi. Özellikle de kahramanının reformist düşüncelerini göstermesi ve kadın olarak güçlü durabileceğini bize anlatması bakımından çok değerli. 

Yalnız gerçekten haklı bir şekilde isyan edeceğim bir nokta var ki beni cidden eserden soğutmak üzere idi; çeviri ve edisyon. Eseri çok uygun fiyata satın alabiliyorsunuz ancak resmen edisyon yapılmamış ham hali ile önünüze geliyor -ki çeviri yapsanız bile bu kadar hata olmaması gerekir. Çeviri deseniz yetkin değil ve çok yavan. Demem o ki bu eser keşke çok daha yetkin ellerde bize kazandırılmış olsa idi, o zaman çok daha yüksek puan alınır ve çok daha sevilirdi tarafımca.

NOTUM: 3 YILDIZ





0 yorum:

Yorum Gönderme